Kombucha Nasıl Tüketiliyor? Kombucha, son 20 yıldır tüm Dünya’da yükselen bir trende sahip, keyifli, gazlı, sağlıklı bir soğuk içecek. Peki hiç merak ediyor musunuz?
- Dünya’ya nasıl yayılmış?
- Hangi ülkelerde nasıl tüketiliyor?
- Özellikle hangi çeşitler tercih ediliyor ve hangi trendler öne çıkıyor?
Gelin bugün biraz Türkiye dışında neler oluyor, onu inceleyelim.
Öncelikle kombuchanın yolculuğuna bir bakalım; malum bu güzel içecek öncelikle Uzak Doğu’da yapılmaya ve tüketilmeye başlamış. Uzunca bir müddet Kore, Çin ve Japonya’da içilen kombucha, 19. Yüzyılda İpek Yolu ile Rusya’ya gelmiş. Rusya’da değişik isimlerle anılan (Tea Kvass, Kargasok Tea, Tea Mushroom,..) kombucha, sonra da Avrupa’ya yayılmış.
2. Dünya Savaşı’na kadar Rusya’da ve Avrupa’da evde yapılan, çok da sevilen bir içecekmiş. Maalesef 2. Dünya Savaşı ile çay ve şeker kıtlığa girmiş, bizim kombuchanın da pabucu bi süreliğine dama atılmış.
1960’larda Amerika’da hippiler tarafından bir anda popülerleşen kombuchanın Avrupa’da tekrar popüler hale gelmesi maalesef bir felakete dayanıyor; Çernobil Faciası.
Tarihler 26 Nisan 1986’yı gösterdiğinde, insanlık tarihinin en büyük radyasyon facialarından biri yaşandı; Çernobil Nükleer Santral Patlaması. İşte bu bölgede – ki hala radyasyon yayan bir hayalet bölge – faciadan hemen sonra buraya gelen ve burada yaşayan insanlar (genellikle yaşlı kadınlar) var. Hikayelerini etkileyici belgesel Çernobil’in Babuşkaları (The Babushkas of Chernobyl)’ndan izlemenizi tavsiye ederim. Bu teyzeler ve kombucayla olan bağlılıkları gerçekten inanılmaz.
Çernobil çevresinde de ilginç şekilde bir grup insanın radyasyondan çok daha az etkilendiği tespit edilmiş. Şaşırtıcı bir biçimde bu insanların kombucha içtiği tespit edilmiş. İşte burada, kombuchanın tekrar bilim insanlarının ilgisini çektiğine şahit oluyoruz. Kombucha ve radyasyon arasındaki ilişkiyi bir başka yazıda paylaşacağım, araştırmalara daldıkça inanın o kadar çok heyecanlanıyorum ki, radyasyon çok büyük bir konu ve ufacık bir spoiler vereyim; en son yaşanan Fukushima faciasında da yine kombuchanın etkileri araştırıldı! Konuya dönüyorum 🙂
Çernobil’in ardından 90’lar sonrası Rusya’da ve Avrupa’da tekrar popülerleşen kombucha, şu anda sadece bir sağlık içeceği olarak değil, bir keyif içeceği olarak da tüketiliyor. İsviçre’de gittiği eğitimde herkesin masasında bir kombucha olduğunu gören arkadaşımın hayretler içinde kombucha otomatlarını bana anlatmasının üzerinden çok geçmemişti ki, Londra’da gittiği kombucha barını anlatan bir başka arkadaşım orada yapılan kokteylleri ballandıra ballandıra anlattı.
Artık İngiltere’de sadece kombucha, hard kombucha (alkollü kombucha) ve kombucha kokteyli servis eden barların olduğunu bilseniz şaşırır mıydınız? Veya genelde tüm Avrupalı ve Amerikalı üreticilerin kombuchalarına gaz bastıklarını öğrenmek size ne hissettirirdi? Evet evet, biz hala çok başka bir içecek yapıyoruz ve çok başka yerlerde satıyoruz.
Amerika’da durum ise şöyle; Amerikalılar artık soda/gazoz içmiyor, kombucha içiyor! Health-Ade -ki açık ara en hayran olduğum firmadır- günde 130.000 şişe üretebildiği gerçeğini hazmetmem gerçekten birkaç günümü aldı. 130.000! Günde!! Gerçi bazı kaynaklarda1 haftada 100.000 şişe ürettiği yazıyor ama o yazı da 2019’dan kaldığına göre, işler şu anda çok daha farklıdır diye tahmin ediyorum. Sadece 1 markadan bahsediyorum, daha bunun GT’s i var, KeVita’sı var, var oğlu var.. Gerçekten inanılmaz rakamlar, çılgın Amerikalılar belki de su yerine içiyordur kombuchayı, ne dersiniz?
Sahilde kombuchalarıyla eğlenen gençlik 🙂
Ve evet, Hollywood yıldızları bayılıyor, Kylie Jennar elinde kombuchayla paparizzilere yakalanıyor, hatta Amerikan Başkanı Ronald Reagan’ın kanser olduğunda kombucha içerek kendini iyileştirdiği bile konuşuluyor.
Gün geçmiyor ki bir arkadaşım Netflix dizilerinden birinden kombuchanın yer aldığı bir sahneyi göndermesin. Bunlar hep subliminal 😉
- Bira neden sirkemsi?
- A yok bu kombucha. Araba kullanacağım, unuttun mu?
Amerika ve Avrupa’daki regülasyonlar çok sert olduğundan, kombuchanın içinde doğal olarak oluşan alkolü minimize etmek adına üreticilerin çok değişik yöntemler izlediğini söyleyebilirim. Yurtdışına giden her arkadaşımdan muhakkak kombucha isterim ve farklı ambalajları özellikle rica ederim (plastik, metal, vs.). Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, büyük çaplı üretmek isteyen üreticilerin paslanmaz çelikte üretip, çok ekşimesin ve sirkeleşmesin diye kısa süreli fermente ettikleri, ardından mayaları çökertip, yoğun filtrasyonlara tabi tuttukları, sonra da (gazlılığı yapan mayaların artık neredeyse kaybolması üzerine) bir de güzel gaz bastıkları kombucha, evimizde yaptığımızdan (veya bizim üretimimizde uyguladığımız tekniklerle elde ettiklerimizden) çok farklı!
Genelde meyvemsi tatları seven ama şeker miktarını minimize eden (çünkü çok şeker demek alkole dönüşmek demek, meyve demek fermente olunca alkol demek) üreticilerin, şeker az olsun diye stevia bastıkları kombuchaları içerken gerçekten zorlanıyorum. Veya değişik hammaddelerle 2 günde fermente edip “Zero sugar – Naturally” diyen üreticilere gözlerimi devirerek bakıyorum.
Kabul ediyorum sunum, servis şekli, kullanım sıklığı açısından Dünya bambaşka bir yerde.
Kombucha Nasıl Tüketiliyor? dedik, evet bizim üretim tekniğimiz gerçekten zor, ama bakın Health-Ade’e! 300.000 fermantasyon kabı ile hala cam şişede üretebiliyor. Biz de yapacağız, azimliyiz, işimizi seviyoruz ve gerçekten izlediğimiz yöntemlere gönülden inanıyoruz!
Belki bir gün İstanbul’da veya Bodrum’da veya kim bilir, belki Eskişehir’de bir kombucha barı açılır, biz de keyifle hazırlarız kokteyl tariflerimizi 🙂 Şu bir gerçek, ister sabah aç karnına, ister yemeğin yanına, isterseniz de akşam keyifli bir müziğe ve dansa çok yakışıyor kombucha!
Sağlıcakla!
Beril
1 https://labusinessjournal.com/news/2019/aug/16/health-ade-brews-success/

